Light rulet hileleri

  1. Canlı Rulet Yasal Kumarhane Oyun: Kumar makinesi garanti kazanç
  2. Dünyanın En Iyi Online Kumarhane Sitesi - Rulet istatistik programı
  3. Gazino Kumar Oyun Makinesi: En popüler blackjack 3d nasıl oynanır

3D slot makinaleri nasıl oynanır

Canlı Blackjack Bonus ödemeleri
Online casinolarda hile varmı 2025
En Iyi Rulet Sayı Algoritması
Owo blackjack nasıl oynanır 2025
Yeni avrupa canlı depozito olmadan ücretsiz online kumarhane

Yasal kumarhane oyunlari oyna bedava

Kumar Oyunları Indir Bedava
Canlı rulet taktikleri
Güvenli Web Casino Incelemesi Ve Bonus Listesi
Online 3 makaralı ücretsiz popüler slot makinasi
çevrimiçi Rulet Oynamak Için Online Casinolar

Komalen Jinen Ciwan

Chad, Stacy, Nomies, Red Pill, İncel, Mansplaining… Şimdi bu ecnebi kelimeler de nedir diyeceksiniz? Bazılarımız bu kelimeleri daha önce duymuş ve biliyor, bazılarımız belki de ilk defa karşılaşıyor. Bildiğimiz üzere bilmek, öz savunmadır. Çünkü bilen, bildiği için cesaret sahibidir ve savunmasını yapar. Fakat bilmeyen, bilmediği için korkar ve hedef olur. Analarımız çok önceden ‘bilmemek değil öğrenmemek ayıp’ demiş. Yalnız öğrenmemek sadece ayıp değil, aynı zamanda tehlikeli. Öyleyse bir bakalım bu incel ne imiş, neyi hedef alıyormuş ve neyin nesiymiş.

Involuntary Celibacy, yani İstemsiz Bekar kelimelerinin harflerinden oluşan bir örgüt olan İncel, başta çok mağdurmuş gibi bir görüntü yaratıyor. Bilmeyen zanneder ki, kadınlar tarafından beğenilmeyen erkeklerin dertleştiği bir dayanışma örgütüdür. Fakat yaptıkları saldırıları, taciz-tecavüzleri ve katliamları gördüğümüzde kastik katilden daha beter bir örgüt olduğunu anlayacağız. İncel, kadın düşmanlığının bir meslek gibi yürütüldüğü, teorisinin yapıldığı ve psikolojik olarak meşrulaştırıldığı bir katil erkekler örgütüdür. Kapitalist ölçülere göre, dış görünüşleri itibarıyla beğenilmeyen erkekler yalnızlık ve eziklik psikolojisi yaşamalarının sebebini kadınlar olarak görüyor, kadından intikam almayı hedefliyorlar. Sırf bir kadınla cinsel ilişki yaşayamıyor diye toplumda yerinin olamayacağını düşünüyor ve kendilerini toplumdan tecrit ederek insanlığa da düşmanlık besliyorlar. İşte böyle düşünen ve çeşitli sanal medya platformları üzerinden kendilerini gizli örgütleyen erkeklere incel deniyor. Kendilerine has bir literatüre sahip olan inceller özellikle mücadele yürüten kadınlara saldırıyor. ‘Asosyal medya’ üzerinden tecavüzleri öven, kadınları teşhir eden ve ırkçılığı körükleyen paylaşımlar yaparak toplumu militarizme teşvik ediyor. Manosfer dedikleri erkek ortamı ya da dünyası, ilk başta akla kıraathaneyi getirse de aslında çok daha tehlikeli. Tam resmi bir örgüt gibi çalışıyorlar. Bağlı oldukları önderleri hatta 141 sayfalık bir manifestoları bile var. Sayıları gittikçe artan inceller yalnızca sanal medya ile sınırlı kalmıyor, toplum yaşamını zehirliyorlar.

Kaliforniya’da gerçekleştirdiği silahlı saldırıda rastgele altı kişiyi öldürdükten sonra intihar eden ve arkasında kadınlara karşı kökleşmiş nefretini anlatan 141 sayfalık bir belge bırakan ve incel topluluğunda bir kahraman ve ilah olarak görülen Elliot Rodger, Kanada’da kalabalık bir meydana saldırarak 21 kişiyi katleden ve mektubunda insanlıktan intikam alacağını dile getiren Allek Minassian, İngiltere’de kendisi de dahil onlarca kişiyi katleden ve dünyanın kadınlardan kurtarılması gerektiğini söyleyen Jack Davison, tam bir yıl önce İstanbul’un en kalabalık ve güya en güvenli yerinde iki genç kadını vahşice katleden Semih Çelik ve daha binlerce böylesi olayın faili, incel örgütü ile ilişkili ve onun aktif üyesi.

“Cinnet geçiren …. isimli fail önüne gelene kurşun yağdırdı.”, “Gözü dönen …. şu kadar kişiyi öldürdü.”, “Şizofren hastası …. etrafa ateş saçtı.”, “Canından bezen …. meydanı kan gölüne çevirdi.” manşetleriyle haberler görüyoruz. Erkek ve özel savaş medyasının kadın katliamları haberlerinde bu dili kullanmasının amacı, katilleri masumlaştırmak ve meşrulaştırmaktır. “Cinnet geçirdiği için, gözü döndüğü için, şizofreni olduğu için, canından bezdiği için, hastalıkları olduğu için öldürdü. Bilinçli yapmadı, sebepleri vardı.” demeye çalışıyor ve böylelikle katliamları politiklikten çıkartıp münferit, istisna olaylar gibi göstermektedir. Ya da katledilen kadına dair erkeği haklı çıkartan manşetlerle hem katillerin avukatlığına soyunuyor hem de olayın toplumsal yönünden çok magazinsel boyutunu öne çıkarıyor. Böylelikle kadın katliamlarına toplum yaşamında sıradan ve günlük bir hal aldırıyor, bu da katillere cesaret veriyor.
Tabi yalnızca bunları bilmek yetmez. Bu kastik katil örgütlerini, ideolojik ve zihniyet boyutuyla da çözümlemek gerekir. Simon De Bauver’in “Kadın doğulmaz, kadın olunur.” sözü erkekler için de geçerlidir. Erkek, tek başına yalnızca biyolojik ve doğal bir gerçekliktir. Fakat büyütüldükleri zihniyet ve sistemin, ailenin dayattığı erkeklik ölçüleri böylesi vahşi bir erkekliği doğuruyor. Cinsiyetçi ve ahlaksız dayatmalar ile yaşam yalnızca kadınlara değil erkeklere de zehir ediliyor. Sistemin bu ahlaksız ölçülerine en iyi şekilde uymaya çalışan erkekler başarısız olunca bunun altında eziliyor. Kapitalist ölçülerin en iyisi olmaya çalışan ve bunun için yarışa giren erkekler, ezik psikolojisi yaşayınca kadına, topluma, insanlığa saldırabilecek vahşi bir yaratığa dönüşüyor. Yanisi bu kastik katil örgütlerini ortaya çıkaran, yine kapitalist sistemin kendisi oluyor.

Şimdi biz bunlara yaptıkları katliamlardan dolayı katil diyoruz da, bu kastiklikleri nereden geliyor? Zihniyet olarak on binlerce yıl önce kadın etrafında örgütlenen klanlara saldıran ve iktidarın, devletin, zulmün doğuşu olan erkek avcı kulüplerine kökünü dayandırması, onları kastik yapıyor. Fakat bir diğer önemli nokta şu ki; bu inceller yalnızca kadın-erkek arasında kast kurmuyor, erkekleri de kendi içerisinde kategorize ederek bir kastı da orada kuruyor. Chad, Stacy, Nomies gibi kategori ve ayrıştırmalar ile erkekleri de bir yarışa sokuyor. Yani bu örgüt, kastiğin de kastiği oluyor.

Demek ki bir tweetmiş, bir commentmiş, bir sataşmaymış, bir küfürmüş, bir tokatmış deyip geçmeyeceğiz. İster Sudan’da, ister Afganistan’da, ister Amerika’da, ister Suriye’de olsun, nerede kadına karşı bir saldırı varsa bu hepimize yapılmış demektir. Bugün Afganistan’da kadını recmeden zihniyet belki de bir arka sokakta yaşıyor, Suriye’de kadın pazarı kuran zihniyet belki de attığı tweetler ile telefonunda konuşuyor. Şırnak’ta onlarca kız çocuğunu taciz eden öğretmenin zihniyeti belki de okulda sana bir şeyler öğretiyor. İki genç kadını vahşice katleden Semih’in zihniyeti belki de bir nefes kadar sana yakın hatta evinin içinde. Bunları bir korku tablosu yaratmak için söylemiyoruz, yaşamımızın her yerine sızan kastik katil erkek zihniyetini teşhir etmek ve tedbirimizi geliştirmek için söylüyoruz.
Kadın özgürlük ideolojisi ve mücadelesinin dünyaya yayıldığı ve kadınların kurtuluş umudunun zirveleştiği bu zamanda, böylesi ideolojik saldırıların geliştirilmesi ve bir akım gibi yaygınlaştırılması, erkek egemen sistemin kadınlardan korkmasındandır. Çünkü bilmektedir ki kadınların ahlaki ve politik toplum mücadelesi onun sonunu getirecektir. Ataerkil katil sistem kadınların bu zafere yakın mücadelesini boşa çıkartmak için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Buna karşı biz kadınlara, özellikle de genç kadınlara düşen görev ise elbette öz savunmadır. Bunun ilk adımı bilinç kazanmaktır. Kendini, çevreni, tüm kadınları bu kastik katil örgütlere ve sistemin fiziki-ideolojik tüm saldırılarına karşı bilinçlendirme, sonrasında bunu örgütlü bir güce dönüştürerek öz-savunmayı geliştirmek sisteme en büyük darbeyi vuracaktır. Sistem için en tehlikeli kadın, bilinçli ve öz-savunmasını geliştirmiş kadındır.