Komalen Jinen Ciwan

“ÇARESİZLİĞİ OYNUYORSUNUZ”
-REBER APO-

Çaresiz İnsan; çözüm olmayan, geliştirmeyen, el ve ayaklarını bağlayan ve umudunu yitirendir. Köle karakterinde ısrarın ve geleneksel özelliklerin taşıyıcısı olmanın adıdır. Sesini çıkartmama, yas tutma, kaderimiz böyledir, alın yazımıza böyle yazılmış diyen köhnemiş ve kemikleşmiş zihniyet yapılarının ısrarıdır. İnsan ÇARESİZ olur mu? Kendi elleriyle kendini yok etme değil de nedir bu?
Çözüm gücü; Kendini Tanımadır. Kendini tanıyan insan gücünü bilir, küçük olmadığını yalnız olmadığını bilir. Sahip olduğu tarihi, hafızayı, kültürü, coğrafyasını bilir. Zayıflıklarını da, kahramanlıklarını da bilir. Bu anlamda kendini tanıma; bilinçli insan olmadır. Bilinç dediğimiz durum da lafazan olma, kelimeleri savaştırma, slogan atma, ezbere olma değildir. İnsan hakları, aydınlar, akil insan ve toplum nezdinde bir doktor, öğretmen olma durumu hiç değildir. Bilinçli insan; kendini tanıyan insandır. Toplumsal değerlerini sahiplenen, toplumsal ahlakı geliştiren ve yurtseverlik sorumluluklarını yerine getirendir. Kendini tanıdıkça, düşmanını tanırsın. Kendini tanıdıkça düşman ile nasıl savaşacağını, mücadele edeceğini bilirsin. Kendini Yanlış Değil, Doğru Tanımalısın. Kendimize yönelteceğimiz ikinci bir soru da burada devreye girmektedir. Peki Sen Kimsin?
Yarım Asırlık bir özgürlük hareketinin, toplumsallaşmış bir parçasısın. Sen özgür ve anlamla yaşa diye 40.000’i aşan şehit, seni hiç tanımadan sen özgür yaşa diye canını feda etti. Bunu bir minnet olarak değil, bunu yaparken hem kendisini güzelleştirdi hem de sana onurlu bir tarih bıraktı.
Sen kimseye kul-köle-kurban olmayasın diye, Rojava da 13.000 kardeşin senin için feda etti kendini. Senin toprağından, dilinden, kültüründen, dininden olmayanlar ile beraber yaptı bunu. Hiç düşündün mü? Bir Alman, Türk, Arap, Fransız, İtalyan genç senin için çözüm, senin için çare-çözüm gücü oldu. Elleri kolları bağlı oturmadılar. Nedenini hiç düşündün mü? Yakalanırım, şiddet görürüm, sınır dışı edilirim, zindana girerim, vurulurum, ölürüm diye bir kaygıya girmeden bunu yaptılar. İşte tam da burada nasıl yaşayacağını bilen insan bilinçli insandır. Nasıl yaşayacağına karar veren insan çözüm geliştiren insandır. Ve sen bu kahramanlar sayesinde “varsın” .
Onlar ölüme değil, Yaşamaya Giden insanlardır. Kul-köle-kurban olarak yaşadığın müddetçe iktidarlar, despotlar, kastik katiller olacaktır. Bedenine, ruhuna, emeğine, sana tecavüz eden daişliler olacaktır. Ellerim kollarım bağlı ne yapacağımı bilmiyorum dediğin müddetçe onurlu bir yaşamdan uzak yaşayacaksın. Ve unutma sen de onlar gibi olacaksın!
Bu savaş bir toprak parçası savaşı değildir! Bu savaş insanlık savaşıdır. Bu savaş 2014 sürecinde kazanıldı. Bizlere ahlaklı, bilinçli insan olma kimliğini armağan etti. Bizlere kadın ve gençlik kimliklerimizi armağan etti. Ve bizlere, bu değerleri sahiplenme vasiyetinde bulundular.
Ve şimdi eller kolları bağlı olmayarak Rojava’ya akmak ve sınırları yerle bir etmek gerekir. 15 Şubat Kürt Soykırımı tekrardan yaşatılmak istenilmektedir. Güneşimizi Karartamazsınız şehitlerinin direniş ruhuyla Rojava etrafında kenetlenen ateş topları olmalıyız. Bu ateş; Nisebin, Qoser, Pirsus, Cizîra Botan sınırlarına ortadan kaldırmalıdır. Türkiye’yi direniş cephesine dönüştürmelidir. Avrupa da yaşamı durdurmalıdır. Her bir direniş cephesi, çetelerin nefesini kesip insanlığa nefes olmalıdır. Özgür yaşamı kazanmadan, Nefes Alma Haram Olsun diyerekten serhildana geçmenin tamda zamanı.
Ve ellerim Kollarım bağlı ne yapabilirim diyenlere;
İNSAN OLMADA ISRAR, SOSYALİZMDE ISRARDIR!
İNSANLIĞINA SAHİP ÇIK!