
Baan diyiler ki bu faşşizım qıyametınde gülecax ne war ki politik mizah yapisen. Diyiler; ‘’gülme zaten moralê me bozıx e, ezê bêjım serê me xırabe ye’’. Ben de düşüniyem aceba gülecax bişey war mi? Gülmeye gerek war mi? Ya da gülmax nedır? Insan niye güler? Ilk insan neye gülmiş olabılır? Gülmax neyi ifade eder, ardındaki mane nedır? Şımdi ben kendım de pek gülmem ama bazen güldürebılırem. Oldıxça tırş u taal ımdır. Hatta eskiden işçi sınıfiyken gülmedıxım için beni qovmişlıxlari wardır. Gülecax bişey olmadığından gülmedım. Ama sen işçi, karşındaki de kahrolasi patron olınca gülünecax şeylere degıl, senden üst olan sınıfın her güldüğüne gülmax zorındasındır. Çımki kapitalizmın dınyasında gülüşler sexte u manasızdır. Söylenen şey degıl, kimın soyledıği önemlidır. O için, o insanların gülüşlerıne baxın; çox sextedır, o gülüşlerın arkasında hiçbi yaşam degeri yoxtır. Işte bız de bêle qırıla qırıla bilınçlendıx, sonra sınıf intixarına gittıx. Çımki bız saxte gülışlerın insani degılıx û daha izzeti nefsımızi qaybetmemişıx.
Her şeye gülmiyen, güldiği şeyde gülmeye değer mana arayan insanlar da wardır ki onlar sıradan insanlar degıldır. Ama etraflarındakiler sıradandır, ucuzdur. Ama o ortama ayax uydurmax zorında hissederler kendılerıni, çımki dışlanmax daha acıdır. Onlar her şeye gülemezler ama etraflarındakiler onlarda bi ecaiplıx oldıxıni ayıqmasınlar diye gülmiş gibi yaparlar. Öyle çox gülemezler ama çaqmamalari içın dört beş dişlerıni gösterıp küçük bi ses çıxarırlar. O emanet gülüşle, diger yandan da etrafi kolaçan ederler, gülmadıxım anlaşıli yoxsa yok diye. Etraftakilerın gözlerısının içine baxarlar bir yandan, ama kendi gözlerıni de qaçırırlar.
Bir de çox bastırılmiş insanların gülüşlerıne baxın. Onlar da gülmaxla aralarında sorın olan arqaaşlardır. Bu gülmeye bi şekil bi doxri düzgın jest mimik weremedıx diye dert ederler kendılerıne. Onlar toplım içınde degıl, tek başlarınayken rahat gülerler. Fazla gülınce qorxarlar zaten, başlarına felaket gelecaxi kehanetini düşınırler. Gülüşleri bile onlardan çalınmiştır.
Gülünce çox abartıli gülerler. Çımki duygilarıni nasıl dışa wuracaxlarıni bilmezler çoxi zeman. Bir de mizahsenler wardır, qomedyenler wardır. Onlar da güldürebilirler. Aceba çok güldüxlerınden mi güldürürler diye sorarsax egersem, tam tersidır. Çox güldıren insanlar çox aci çekmiş, felegın çemberınden geçmiş, qaderın sillesıni yemiş insanlardır. Ama o qızıl qıyamette güldürebılmeyi öğrenmişlerdır. Nasıl bêle olabıli diye soriyem kendıme. Mesela sinir nöbeti geçiren insanlar wardır, nöbetın en zirve noqtalarında gülme krizıne tutılırlar. Şımdi dıyecaxsız ki bu söyledıxlerının ne hikmeti ilmiyesi, ne qıymeti harbiyesi wardır diye. Wardır işte. Ben bunlardan şu sonıci çıxarıyem ki gülmax bi özsavunma refleksidır bızım buralarda. O, acilara dayanma şeklidır, o da bi mücadelenin dışa wurma şeklidır. Hatta bir direniştir, vücudun ayakta kalabilme şeklidır. 12 Eylül döneminde uzun yıllar zındanda qalan ve qorkınç işkencelerden oldıxça nasibini alan arqaaşlar taniyem. Onlar başta oyle bıliler ki işkenceye qarşi baxırmasan dalaxın patlar. Sonra Hevale Karasu onlara diyi ki êle bişey yox. Ses çıxarmayın, ya da gülebıldıxınız qaar gülın diye. O arqaaşlar da büyük bir iradeyle işkenceye qarşi gülebıliler. Işkenceciler güldıxlerıni görınce bu sefer onlar sinir qrizi geçiriler. Çıldıriler. Bi süre sonra da işkence yapmayi bıraxiler. Yani öyle degerli okıyıcilar, Heval Karasu bu şekılde öyle çox arqaaşi işkenceden qurtari. Eger bu yaziyi okise kendısıne selam ve hörmetlerımızi gönderiyıx. Önderlığımız de diyi ki ‘’Bedensel u fiziksel acılari bir yaratıma veya üretime dönüştürmek lazım. Bu tarz acılar ve engeller ne kadar büyükse, çıkış da o kadar büyük olur.’’ Yani en fazla acıda yaşam degeri wardır. Acıyi bılmeyen insan, gülmaxtan ne anlar?
Şımdi diyecaxsız ki ben burda ne anlatmax istiyem, nereye getırmax istiyem. Qoninın bununla ne alaqasi war. Işte war. Saniler ki bu derginın şımdi okıdığınız bölümünın en üst sol köşesınde Mizah yazi diye hama her şeye güliyıx. Ciddi şeyleri xafifletmeye u silikleştırmeye çalışiyıx ya da öyle bi sonıca sebeb oliyıx. Halbuki benım hiç êle bi derdım yox. Başta da dedıgım gıbi tırş u taalımdır. Kendımle aram limonidır. Ciddi şeylere gülmem. Çox ciddiyımdır. Mizah degıl politik mizah yapiyıx burada. Hiciv yapıyıx, taşlama yapiyıx. Bazen de ironi.
Bu qalleş zemande en çok gülünesi olan nedir, insan en çox neye güli diye düşüniyem. Bence en çox başkasında kendi haline güli insan. Ama ağlanacax halıne güli. Kapitalizım ciddiyeti kaybettıri, duygıyi silikleştıri, anlam aratmi. Aynasız insan yarati.
Bazılari wardır düşündürmax isterken güldüri.
Bızım derdımızse güldürürken düşündürmax. Düşünmax önemli bi eylemdır degerli oqıyicilar. Hem de çox önemli. Ne demiş o septik adam; olmax ya da olmamax işte bütün mesele bu. Sonra bu sorının peşıne düşmiş u demiş ki ‘’Düşüniyem o halde varım’’. Önderlıxımız de bu qoniya Barış ve Demoqratik Toplum Manifestosunda çok degıni. Bu yüzden biz de mehleden arqaaşlarla bugünlerde ontolojik acilar, warolışsal sancilar çekiyıx. Fisqayadan aşaxi yürürken bu koniyi düşüniyıx, düşünırken yüriyıx. Bi sonraki yazımızda Fiskaya Soqax felsefecisi Faça Gulê ile warlıx felsefesıne dair niqaşlarımızla qarşınızda olacaxam. Sız de yürüyın, düşünın. Düşünın u yine yürüyın. Ikisini ayni anda yapınca daha iyi oli diyiler hatta. Bütün büyük fikirler yürüken olişimiş diyi Niçe.