Komalen Jinen Ciwan

Zinarîn Cudî ✍️

İspanyollar boğa güreşi oyununu başlattıklarında aslında kapitalist sistemin insanlık üzerinde uyguladığı bir yöntemide açıkça gözler önüne sermişlerdir. Bir krallık oyunu olan ve matadorun eline verilmiş kırmızı beze odaklanan bir boğa güreşi. Ya boğa ölür ya matador fakat yeni oyuncular ve boğalar ile kral istedikçe oyun hep devam eder. Biraz kaba bir benzetme olabilir ama burada boğa insanlık oluyor, birden bire ortaya çıkan ve sallanan kırmızı bez de Epstein belgeleri oluyor. Şimdi onun tüm gerçekleri bir arenada ortaya çıkınca haliyle tüm insanlık olarak öfkeden çılgına döndük, kimilerimiz orada yaşananları ve yapılanları duymak dahi istemedi, ya da midemiz bulandı. Öfke seline dönüp ona karşı yöneldik. Fakat asıl mesele şu ki bu kırmızı bayrağı o matadorun eline kim verdi? Mesele kırmızı bayrağı artık görebiliyor ve ayrıntılarını biliyor olmamız mı? Yoksa bizleri insanlık olarak bu savaş arenasına kimlerin indirdiği ve bu oyunu asıl olarak tasarlayan kralların gerçek amaçları mı? Acaba bu kırmızı bez asıl oyunun sahiplerini görmememiz için birdenbire ortaya atılmış bir şok cihazı mı? Demem o ki ‘gözümüzü kapitalist kanlı sistemin kendisine dikelim ve artık kırmızı bezin arkasına saklanan Katil’in kendisini iyi tanıyalım. Bu vahşi sistem bizleri kastik katil Epsteinlere alıştırmak, normalleştirmek ve böylece korkunç bir gerçeklik ama yeni epsteinler üreterek insanlık değerlerini yok etmek istiyor. Kıyamet alameti bu değil de nedir.

Kapitalizmin kendisini doğru çözümlemeden, Epstein felaketine yaklaşmamız ve anlamaya çalışmamız at gözlükleri ile yolda ilerlemeye benzer. Adada neler oldu, kimler vardı, kim ne yaptı sorularının yerine, ‘insanlık neden bu hale getirildi ve bir daha böyle bir insanlık dramı yaşamamamız için ne yapmalıyız’ sorusunu sorarsak işte o zaman özel savaş basını yönlendirmeleri ile değil de, gerçekten vicdani ve insani bir soruyu kendimize sormuş ve cevabını aramaya koyulmuş oluruz. Kapitalizm episteini yarattı ve inanmak istemediğimiz bir gerçeklik fakat yaratmaya da devam ediyor. İnsan toplumunun oluşumdaki figürlerden olan avcı erkeğin bir kulüp oluşturarak anacıl topluma saldırması, kadını alı koyması ve köleleştirmesi, katletmesi ve bu temelde kastik katil bir sistem oluşturması kadının kölelik tarihi incelendiğinde görülen tarihsel gerçekliklerdir. Başta kadını katlederken, yamyamlık gibi olgular gelişirken artık öldürüp saldırmak yerine köle olarak, cinsel istismar aracı olarak kullanmaya başlar. Kastik katil günümüzde o ada somutunda olduğu gibi farklı kılıklarda ünvanlarda ve temsiliyetlerde. Bazen sömürgeci ve katliamcı bir başbakan, bazen şiddet timsali bir polis, bazen küçük çocuklara cinsel istismarda bulunan sözde bir öğretmen, bazen ensest ilişki ile baskılayan sözde bir aile ferdi.

Dünyada çocuk tecavüzlerinin, pedofilinin, kadına yönelik şiddetin ve tecavüzün bu kadar artması, kadın ve çocuk katliamlarının hızla artış göstermesi, kayıp onbinlerce çocuk vakalarının olması, insanlığa saldırı mahiyetinde olan biyolojik, nükleeri silah üretimleri, kullanımları ve pozitivist bilimin çığırtkanlığı olan modern görünümlü insanlık dışı deneyler ve denekler ve tüm bunların bir özeti olan JEFFREY Epstein! Üstün gen, tecavüz, köle olarak kullanma, fiziksel ve pskolojik şiddet, kaçırma, alı koyma, kanibalizm(bebek eti…), pedofili, katletme, manipülasyon, para ve iktidarın kirli ilişkisi, fuhuş, uyuşturucu kullanımı, aile içi cinsel ilişkiye yönlendirme, güç üzerine kurulmuş ağlar zincirler, zenginler, sözde siyasetçiler, dinciler, İngilterede prenslere satılan ve özel olarak gönderilen kız çocukları…Mekan ABD, Karayip denizi. Virjina adaları.

2019 da pedofili, taciz, fuhuş suçları ile hüküm almışken, hapiste ölen ya da bir şekilde susturulan biri olan bu Epsteinin dosyalarını bu ABD adalet bakanı 3 milyonu aşan sayfa ve veri ile neden şimdi paylaştı? Bir sürü bilgi ya da olay, kişi adları, devlet makamları bu çöpe girmişken, bu kişilerin yargılanması istemi ile harekete geçen insanlığa birdenbire ABD başsavcısının’’ bu belgelerde yargılayacak söylenecek bir şey yok’’ demesi karşısında: Bunların amacı ne’ diye sormamak olur mu? Dijital medyada söylenen binlerce haberi ve bilgiyi takip edip habire bir paylaşımdan bir paylaşıma giderken neye nasıl odaklanacağız?

Asıl mesele sadece ABD de Karayip denizinde, Virjin adalarında yer alan lidils cent cames adlı Episteine bağlı mekanda yaşananlardan öte, tüm dünyamızı ve insanlık değerlerimizi bu ada ya hapsetmek isteyenlerde.

Dünyamızı bu adaya sığdırmak istiyorlar. Bizleri bu vahşete ve insanlık kıyımına sürüklemek istiyorlar. Bu nedenle bu sadece adli, çirkin bir olay ya da olaylar, suçlar zinciri değil, Epstein meselesi tüm insanlığı ilgilendiriyor çünkü insanlığa özelde kadına yapılmış küresel bir saldırı planını, kapitalizmin tüm kirliliğini ortaya koyuyor. Kapitalizm zihniyete saldırıyor, insanlık özelliklerini ve ahlakını yıkmayı amaçlıyor.

Önder APO Kapitalist Uygarlık adlı ikinci savunmasında’’ Hiç bir dini zihniyet, kapitalizm zihniyeti kadar savaş, baskı ve işkence doğurmadı. Hiç bir toplum bireyi, kapitalizmin zafer kazandığı toplumdaki birey zihni kadar sorumsuz, çıkar düşkünü, zalim, soykırımcı, asimilasyonist, diktatör doğurmadı. Başta üç (S)’ler, seks endüstrisi, peşi sıra ve iç içe spor ve sanat-kültür endüstrileri geniş bir medyatik reklam kampanyasıyla yoğun ve sürekli olarak duygusal ve analitik zekâyı bombalayarak, tamamen işlevsizleştirerek, gösteri (temaşa eden) toplumunun zihniyet fethi tamamlanmıştır. Bu toplum, teslim alınmaktan da daha kötü, sistemin dilediği gibi sevk ve idare ettiği toplumdur. ’’ demektedir. İnsanlık toplumunun ilk oluşum süreçlerinde karşımıza çıkan avcı erkeğin, kapitalizim ile zekasının en hilekar ve en komlpocu biçimlere geldiğini ortaya koyan bu son olaylar, kastik katil erkek zihniyetinin en son zirvesi olmaktadır. Bu zihniyet kendisi için tüm insanlık değerlerini çiğneyebilir aynı episteinin adasında olan rezaletler zinciri gibi. Peki nasıl insanlığa sanki bu kapitalist kastik katil rejim yegane bir insanlık sistemi gibi kabul ettiriliyor? Nasıl olurda böyle katillerin ülke yönetimi, iktidarı olması kabul görülüyor. Çocuklara cinsel istismarda bulunuyorlar fakat bir ülkenin başbakanı oluyorlar. Hukuk, yasa, sözde güvenlik, eğitim her şey bu katillerin elinde. Sözde dünyanını en iyi üniversitelerinden olan Harward üniversitesinin dahi bu ada ile ilişkide olarak fonlarını sağladığı belgelendi. Neyin bilimi, medyası, eğitimi ve teknolojisi? İnsanlığın yok olması uğruna taçlandırılan bir rejim katil kastik.

O nedenle Epstein belgeleri, katilin milyonda bir maskelerinden birinin düşüşünü ifade eder. Fakat asıl mesele katiller üreten bu kapitalist rejimin kendisidir. Bu nedenle toplum olarak başta da kadınlar olarak bizler sadece ortaya atılan Epistein belgelerinin dehşetine kapılıp bir süre sonra başka olaylar zinciri ile unutan değil de, katillerin karanlık dünyasına karşı kadın zamanını örerek gerçek bir komünal toplumcu ya da anti-kapitalistçi olmalıyız. Çünkü vicdan ve ahlakın bütünlüğü olan insani özellikler bunu gerektirir.