Önder APO’nun Yurtseverlik üzerine değerlendirmeleri.
Yürüyüş uygun bir tempoda sürmektedir. Her geçen gün daha fazla kişi katılıyor. Kadınlar daha hızlanıyor. Bağımsızlık, özgürlük bir umut olmaktan çıkıyor yaşamın ta kendisi haline geliyor. Bir avuç öncünün meselesi olmaktan çıkmış, bir avuç savaşçının savaşımı olmaktan çıkmış milyonların ayaklanmasına dönüşüyor. Ve bu tarihimizde ilk defa böyle gelişiyor. Dolayısıyla mademki böyle eşsiz bir fırsatı yakalamışız, herkese ilgisi ve savaş imkanı verilmiş, o halde gün bugündür, dün değil bunu görmek gerekir. Çünkü tarih her zaman yürü ya kulum deme.
Yüzyıldır bizim için belkide ilk defa yürü ya kulum diyor o halde yürümesini bileceksiniz. Bunun ucunda sadece bağımsızlığı kazanmak değil özgürlüğü kazanmak değil, kaybettiğimiz her şeyi başta insanlığımızı kazanmak gelmektedir. Ve yaşamda hiç süphesiz en başta insanlığını kazanmaktan geçer. Şimdiye kadar her taraftan zincirlenmişsiniz en kötü zincirlenmeyide beyninizde yemişsiniz.
Bu zincirler bugün paramparça yürek daha iyi duyuyor, beyin daha iyi düşünüyor, kollar ve bacaklar daha iyi açılıyor. Bu sizi işte yiğitliğe götürür, gözü pekliğe götürür, militanlığa götürür. Ve küçük örneklerle de olsa halk nasıl yiğitlik gösterilebileceğini ortaya çıkarıyor. Çok zayıfta olsa savaşçılarımız nasıl direnileceğini ortaya çıkarmış. Ve kararlılıklar ortaya çıkmış. O zaman daha fazlasını yapmak için yüklenmeliyiz diyorum. İnanıyorum ki bundan sonra her anlamda çaresizlik boyun eğmişlik son bulmuştur. Direnme tüm insanlarımızın vazgeçilmez yaşam şekli olmuştur.