Komalen Jinen Ciwan

Özel Savaşa Karşı Yurtseverlik Görevlerimiz- II

Önder APO’nun Yurtseverlik üzerinde değerlendirmeleri.   “Hiç bir hareketin yapamayacağı kadar fedekarlık, cesaret gösterilmiştir. Sonuna kadar büyük değer nedir, yüce değer nedir gösterilmiştir. Daha fazlası duygusal yoğunlukta and ister. O halde size düşen elden gelen ne ister? Öyle katılacaksınız! Ne yapabiliyorsak, yapın! Ben inanıyorum ki herkes de bir çok şey yapabilir. Biz bu kadar zor koşullarda bunu yapabildiğimize göre hepimiz bir şeyler yapabiliriz. Bu yeni bir yürüyüş şeklimiz oluyor. İşte baştan da çok eleştirdim, suçladım; aldanıyorsunuz dedim, aldatıyorsunuz kendinizi dedim. Ondan kurtulmaktır. Kurtulmak mı istiyorsunuz aldanmaktan, ikiyüzlülükten, sahtelikten? Bu yolu seçeceksiniz! Bunun dışında yüzünüz yok. İnsanlığa karşı yüzünüz olmaz. Tek bir çıkış yolunuz vardır bu da söylediğim bu yoldur. Bunu illa gelin, yapın, yalvararak bunu söylemiyorum. Gerçekten bu dünyada farklı bir yol olsaydı ben kendim giderdim hepinizden önce. Bu kadar zor koşullarda şahsi bir yol bulur yürürdüm, yok. Çok düşündüm, çok taşındım, çok mücadele ettim bu yoldan başka bir yol bulamadım. Bu yol gerçekten sizlerin biricik yoludur. Çünkü ben özgür bir adamım istediğim yolu seçmekte özgürüm sizin benim kadar özgürlüğünüz yoktur. O halde benden daha fazla siz mecbursunuz bu yolda yürümeye. Çünkü sizin özgürleşmeye, sizin gerçekten her türlü sahtekarlıktan, aldanmaktan kurtulmaya ihtiyacınız var. Biraz sahip olan sizsiniz. Benden daha fazla elbette ki siz bunu bir ihtiyaç olarak belirleyecek, yürüyeceksiniz. Benim kıyameti koparmam şahsım için değil aslında. Kişi olarak kendimi yaşatabilirdim, kimse ne engel olabilirdi, kimse de fark etmezdi bile. Ama milyonların işgali esas yönlendiren neden oluyor. Bizim yapacağımız iş olmadığına göre, milyonlar için olduğuna göre, milyonların en başında sizin yer almanız gerektiğine göre o zaman yürürsünüz. Eski ahlakı terk edeceksiniz. Eski yaşamı, düşünce demeyeyim, düşüncesizliği terk edeceksiniz. Onları hiçbir hayrı yok. Dedim ya sizi birey olarak her şeye kul köle etmekten ülkeye götürmedik. Boyun eğdirmekten ülkeye götürmedik. Her şeyi kaybettirmekten ülkeye götürmedik. Ama bu yol kazandırıyor. Yaşamı kazandırıyor, özgürlüğü kazandırıyor, onuru kazandırıyor. İnsan da değer bir varlıktır yani. Biraz vatanını düşünür, biraz onurunu düşünür, biraz özgürlüğünü düşünür, öyle biraz saygı görebilir. İnsan sizin yüzünüze öyle bakabilir…”

Özel Savaşa Karşı Yurtseverlik Görevlerimiz- I

Önder APO’dan değerlendirmeler:   “İnsanlığımızı yeniden yetiştirmek istiyoruz. İnsanlığı temel değerler konusunda kendine getirmek istiyoruz. O halde öncü doğru tutunmalı. Şimdi sizin bir çok insanlarınız var, bir çok akrabalarınız var. Onlara vereceğiniz ölçü nedir. Gözlerinizin önünde yanlışı yapmalarına seyirci olursanız onlarla birlikte siz de düşersiniz. Benim tüm kıyamet koparmam nedendir? Allah aşkına mi yapıyoruz? Ya da eskiden derlerdi Allah, din aşkına, ama şunu da söyleyeyim Allah aşkı da vatan aşkıdır, özgürlük aşkıdır. Kabul edilemez şeyler var. Bu kadar ilişkiye, bu kadar doğruları söylemeye, niye doğru yolu seçtim? Mecburum da ondan. Ölçü! Dedim ya ölçü söz konusu. Bir ölçü var ki bunu her zaman yaşamak zorundasın. Bu kopmadıkça yerinden, konuşacaksın onu. Bu yürek durmadıkça duyacaksın kendin için doğruları. Beyin de en büyük kuvvetidir, onu düşündüreceksin.  Her türlü derdine çare yapacaksın. Büyük bir kasırganın kök söktüğü, savurduğu, açıp ala bola ettiği bir duruma aydınlık getirmek istiyorum. Her türlü düşmanca niyetlerin, dayatmalarının, politikaların kulu kölesi olmuşsunuz, bunu aydınlatmaya çalışıyorum. Son derece kendini aydınlatmış bir tutuma, bir kişiliğe yanılgılısın demek istiyorum. Bu gidişat böyle olmamalı. Kendine gel! Onu demeye çalışıyorum. Ve mevcut kişileri dışlamak benim sorunum değil. Talihli olmak istiyorum ve bütünüyle sonuncu da olmak istiyorum. Aklımdan geçmez birinizi kalkıp da yerle bir etmek burada. Ama derdinizi göreceksiniz. Tüm suç siz de olmayabilir. Yaşayan bugün sizsiniz. Tarih karşısında bugün sorumlu olan sizsiniz. Yiğitlik delilerden kalmış bir hastalık bile olsa, her gün düşman saldırıları da olsa, kendi şahsınıza hiç olmazsa dur demelisiniz. Budur şeref, onura biraz sahip olmak. Budur…..”