Kürdistan Halkının Ulusal İradesi – II

Bütün işlerin kendisinden başladığı büyük iş, halkımız iş istiyor. Halkımız onur istiyor halkımız sağlık istiyor, eğitim istiyor. Hepsi buradan başlar. Bu halledilmez hiç birisi olmaz. O açıdan eli iş yapan ağzı laf süren, ben varım diyecek. Kim nerede olursa olsun bu işe koşmalı, sabah erkenden koşmalı yatmadan önce duası bu işle bitmeli. Böyle olursa göreceğiz ki yani evet halkımız şimdiye kadar biraz ulusal yönden uyandı. biraz kimliğini kabul ettirebildi dosta düşmana bundan sonra ezici bir biçiminde gücünü kabul ettirecek, çıkarını kabul ettirecek. Ve göreceğiz ki bir halk içinde yaşam bu. Ve göreceğiz ki vay be şimdiye kadar bu yaşama ulaşmamakta kendimize en büyük kötülüğü yapmışız. ve göreceğiz ki bu yaşamın dışında bir yaşam hiçbir biçim geçerli değilmiş. Yalan yaşamışız, aldatılmışız, ihanete uğramışız. Ve diyeceğiz ki bu yaşam gerçekten biricik namuslu, onurlu ve vazgeçilmez bir yaşamdır. Maddiyatı içinde böyledir maneviyatı içinde bu böyledir. Kürdistan halkı içinden geçmekte olduğu tarihi süreç içinde özellikle son 1-2 yılın öz eylem biçimleri olarak kendi serhildanlarına dayanarak bir adım daha ileri atmakla karşı karşıyadır. İçinde geçtiğimiz yıl büyük bir hamle yılı halkımız büyük bir ayaklanma yılıdır. Yılbaşında itibaren halkımız zaten karda kışta da ölümüne direnebileceğini göstermiştir. Bizler her türlü ayaklanmaya hazırız. Halkımız böylesine yüce amaçlar için ayağa kalkmıştır. Daha da büyüğünü yaygın biçimde tüm vatan köşelerine ve komşu halklara da taşıyacaktır. Böyle yıllara sadece coşku ile yaklaşılır. Böylesine kader çizen bir halk için çok söylenir bayram gibi olan bir döneme selam dururuz.
Kürdistan Halkının Ulusal İradesi – I

Önderlik düşünceleriyle karakteriyle bir önderliktir ve yüzyılları da kuşatır. Görülüyor ki önümüzdeki aşamada yeniden uluslaşma, uyanış düzeyinde belli bir aşamaya gelmiş iken, dahası halkın dayanılmaz bir arzusu olarak diyor ki biz, bizi temsil eden güçler istiyoruz. Kuruluş istiyoruz. Ve bunun için her şeyini ortaya koymanında işaretleri ortaya çıkmış iken ve tamda yapılması gereken her düzeyde bir ulustan konumlanmalar dayatmak. Herşeye bir ulusal renk ve bunun halkın ezici demokratik temsili temelinde yapma. Kürdistan halkının kendi egemenleri eliyle göremediği ama şimdi gerçekten bizzat kendi tarihini kendinden başlatarak gerçekleştireceği tarihi görevi oluyor. Egemenlerin yapamamasından sürekli bozmaktan çıkaracağı tek bir ders var. bu işleri bunların eline vermemek, bunları engel olmaktan çıkarmak. Gün bugün ne mutlu bize ki tarih tepeden tırnağa halkımızın eliyle ve bunun yüce insani ve amacıda büyük olan çıkarlarıyla böylesine bir tarihin gündemine sahip olmak. Tarih artık yürü ya kulum diyor. Ve bu yolda yürümek sadece ve sadece bu mutluluk verir, heyecan verir, coşku verir. Dolayısıyla halkımıza bu önümüzdeki aşamada verebileceğimiz en değerli hakkı armağan ona böyle bir işin sahibisinin bu işi yapabilirsin diyebilmeliyiz.
Özel Savaşa Karşı Yurtseverlik Görevlerimiz – IV

Sizden daha fazla önderlik ölçülerini bulmak, yaşamak temsil etmek, en büyük savaşımım oldu. Sizin için kolayı ortaya çıkardım. Çünkü temsil ettim. Bağlanmak yaşamak kolay ama bunu bulmak onu en ileri derecede yaşamak çok zordur. Onun için kendimle ben diyorum ki bir Önderliğe bağlıyım. Bir önderlik geliştiriyorum. Bu bugün PKK’de somutlaşıyor. Bende somutlaşıyor. Yarın daha gelişmiş bir halkın kendi kişiliğinde somutlaşıyor. Bir halk kendisi bir halk haline geliyor. mesele ona hizmet edebilmek, mesele doğru şeyleri verebilmek mesele ona emsal teşkil etmek. Yapmam bunu. Benimde görevlerimdir sizinde görevlerinizdir. Bende uyucam sizde uyacaksınız. Önderlik gereklidir doğru kavranılınır, doğru uygulanılır. Oynanmaz bende oynamamalıyım sizde oynamamalısınız. Madem önderlik dünden bugüne kadar çok şey kaybetti, sahte önderler çok şey kaybettirdi. O halde doğru önderliği yargılamaktan en acımasız olmalıyız diyorum. Ben bunu çok büyük bir acımasızlık yaşamalıyım sizde yaşamalısınız. Çünkü önderlik Kürdistan halkı için kolay yaratılamıyor kolay kurulmuyor. Kolay temsil edilinemiyor. O halde madem demek önderlik fırsatı yakalanmıştır. PKK biçiminde buna göz kulak olmalıyız. Bunu herkesin yapması gereken iş vardır diyip görevini yapma, ve mesele sadece bana bağlanmak değil ben bugün var yarın yokum. Veya önderlik sadece kişisel bir varlık değildir. Düşünceleriyle ruhuyla duygularıyla bir önderliktir. Ve yüzyılları da kuşatır. Bir halk önderliği söz konusuysa halkın varlığı süresince önderliktir. Eğer önderlik böyle anlaşılırsa herkesin yerine getireceği görevler vardır. İyiliği, doğruyu, güzelliği yansıtmakta herkes yarışırcasına değerler oluşturur onu önderlik biçiminde temsil eder. Eğer önderliği bu biçimde kavramış olursak bu işte sağlam yürür ve başarı kesindir.
Özel Savaşa Karşı Yurtseverlik Görevlerimiz- III

Önder APO’nun Yurtseverlik üzerine değerlendirmeleri. Yürüyüş uygun bir tempoda sürmektedir. Her geçen gün daha fazla kişi katılıyor. Kadınlar daha hızlanıyor. Bağımsızlık, özgürlük bir umut olmaktan çıkıyor yaşamın ta kendisi haline geliyor. Bir avuç öncünün meselesi olmaktan çıkmış, bir avuç savaşçının savaşımı olmaktan çıkmış milyonların ayaklanmasına dönüşüyor. Ve bu tarihimizde ilk defa böyle gelişiyor. Dolayısıyla mademki böyle eşsiz bir fırsatı yakalamışız, herkese ilgisi ve savaş imkanı verilmiş, o halde gün bugündür, dün değil bunu görmek gerekir. Çünkü tarih her zaman yürü ya kulum deme. Yüzyıldır bizim için belkide ilk defa yürü ya kulum diyor o halde yürümesini bileceksiniz. Bunun ucunda sadece bağımsızlığı kazanmak değil özgürlüğü kazanmak değil, kaybettiğimiz her şeyi başta insanlığımızı kazanmak gelmektedir. Ve yaşamda hiç süphesiz en başta insanlığını kazanmaktan geçer. Şimdiye kadar her taraftan zincirlenmişsiniz en kötü zincirlenmeyide beyninizde yemişsiniz. Bu zincirler bugün paramparça yürek daha iyi duyuyor, beyin daha iyi düşünüyor, kollar ve bacaklar daha iyi açılıyor. Bu sizi işte yiğitliğe götürür, gözü pekliğe götürür, militanlığa götürür. Ve küçük örneklerle de olsa halk nasıl yiğitlik gösterilebileceğini ortaya çıkarıyor. Çok zayıfta olsa savaşçılarımız nasıl direnileceğini ortaya çıkarmış. Ve kararlılıklar ortaya çıkmış. O zaman daha fazlasını yapmak için yüklenmeliyiz diyorum. İnanıyorum ki bundan sonra her anlamda çaresizlik boyun eğmişlik son bulmuştur. Direnme tüm insanlarımızın vazgeçilmez yaşam şekli olmuştur.
Özel Savaşa Karşı Yurtseverlik Görevlerimiz- II
Önder APO’nun Yurtseverlik üzerinde değerlendirmeleri. “Hiç bir hareketin yapamayacağı kadar fedekarlık, cesaret gösterilmiştir. Sonuna kadar büyük değer nedir, yüce değer nedir gösterilmiştir. Daha fazlası duygusal yoğunlukta and ister. O halde size düşen elden gelen ne ister? Öyle katılacaksınız! Ne yapabiliyorsak, yapın! Ben inanıyorum ki herkes de bir çok şey yapabilir. Biz bu kadar zor koşullarda bunu yapabildiğimize göre hepimiz bir şeyler yapabiliriz. Bu yeni bir yürüyüş şeklimiz oluyor. İşte baştan da çok eleştirdim, suçladım; aldanıyorsunuz dedim, aldatıyorsunuz kendinizi dedim. Ondan kurtulmaktır. Kurtulmak mı istiyorsunuz aldanmaktan, ikiyüzlülükten, sahtelikten? Bu yolu seçeceksiniz! Bunun dışında yüzünüz yok. İnsanlığa karşı yüzünüz olmaz. Tek bir çıkış yolunuz vardır bu da söylediğim bu yoldur. Bunu illa gelin, yapın, yalvararak bunu söylemiyorum. Gerçekten bu dünyada farklı bir yol olsaydı ben kendim giderdim hepinizden önce. Bu kadar zor koşullarda şahsi bir yol bulur yürürdüm, yok. Çok düşündüm, çok taşındım, çok mücadele ettim bu yoldan başka bir yol bulamadım. Bu yol gerçekten sizlerin biricik yoludur. Çünkü ben özgür bir adamım istediğim yolu seçmekte özgürüm sizin benim kadar özgürlüğünüz yoktur. O halde benden daha fazla siz mecbursunuz bu yolda yürümeye. Çünkü sizin özgürleşmeye, sizin gerçekten her türlü sahtekarlıktan, aldanmaktan kurtulmaya ihtiyacınız var. Biraz sahip olan sizsiniz. Benden daha fazla elbette ki siz bunu bir ihtiyaç olarak belirleyecek, yürüyeceksiniz. Benim kıyameti koparmam şahsım için değil aslında. Kişi olarak kendimi yaşatabilirdim, kimse ne engel olabilirdi, kimse de fark etmezdi bile. Ama milyonların işgali esas yönlendiren neden oluyor. Bizim yapacağımız iş olmadığına göre, milyonlar için olduğuna göre, milyonların en başında sizin yer almanız gerektiğine göre o zaman yürürsünüz. Eski ahlakı terk edeceksiniz. Eski yaşamı, düşünce demeyeyim, düşüncesizliği terk edeceksiniz. Onları hiçbir hayrı yok. Dedim ya sizi birey olarak her şeye kul köle etmekten ülkeye götürmedik. Boyun eğdirmekten ülkeye götürmedik. Her şeyi kaybettirmekten ülkeye götürmedik. Ama bu yol kazandırıyor. Yaşamı kazandırıyor, özgürlüğü kazandırıyor, onuru kazandırıyor. İnsan da değer bir varlıktır yani. Biraz vatanını düşünür, biraz onurunu düşünür, biraz özgürlüğünü düşünür, öyle biraz saygı görebilir. İnsan sizin yüzünüze öyle bakabilir…”
Özel Savaşa Karşı Yurtseverlik Görevlerimiz- I
Önder APO’dan değerlendirmeler: “İnsanlığımızı yeniden yetiştirmek istiyoruz. İnsanlığı temel değerler konusunda kendine getirmek istiyoruz. O halde öncü doğru tutunmalı. Şimdi sizin bir çok insanlarınız var, bir çok akrabalarınız var. Onlara vereceğiniz ölçü nedir. Gözlerinizin önünde yanlışı yapmalarına seyirci olursanız onlarla birlikte siz de düşersiniz. Benim tüm kıyamet koparmam nedendir? Allah aşkına mi yapıyoruz? Ya da eskiden derlerdi Allah, din aşkına, ama şunu da söyleyeyim Allah aşkı da vatan aşkıdır, özgürlük aşkıdır. Kabul edilemez şeyler var. Bu kadar ilişkiye, bu kadar doğruları söylemeye, niye doğru yolu seçtim? Mecburum da ondan. Ölçü! Dedim ya ölçü söz konusu. Bir ölçü var ki bunu her zaman yaşamak zorundasın. Bu kopmadıkça yerinden, konuşacaksın onu. Bu yürek durmadıkça duyacaksın kendin için doğruları. Beyin de en büyük kuvvetidir, onu düşündüreceksin. Her türlü derdine çare yapacaksın. Büyük bir kasırganın kök söktüğü, savurduğu, açıp ala bola ettiği bir duruma aydınlık getirmek istiyorum. Her türlü düşmanca niyetlerin, dayatmalarının, politikaların kulu kölesi olmuşsunuz, bunu aydınlatmaya çalışıyorum. Son derece kendini aydınlatmış bir tutuma, bir kişiliğe yanılgılısın demek istiyorum. Bu gidişat böyle olmamalı. Kendine gel! Onu demeye çalışıyorum. Ve mevcut kişileri dışlamak benim sorunum değil. Talihli olmak istiyorum ve bütünüyle sonuncu da olmak istiyorum. Aklımdan geçmez birinizi kalkıp da yerle bir etmek burada. Ama derdinizi göreceksiniz. Tüm suç siz de olmayabilir. Yaşayan bugün sizsiniz. Tarih karşısında bugün sorumlu olan sizsiniz. Yiğitlik delilerden kalmış bir hastalık bile olsa, her gün düşman saldırıları da olsa, kendi şahsınıza hiç olmazsa dur demelisiniz. Budur şeref, onura biraz sahip olmak. Budur…..”
Önder APO’dan Görüntülü Çağrı Mesajı Geldi
Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı